Her motorcu için motoru onun sevgilisi gibidir. Benim içinde ilk motorum olan kanunu cup 100 gerçekten de öyleydi. Her saniyemi motor üzerinde geçirmek her yere onunla gitmek kendime belirlediğim rotalarda doğanın ve virajların tadını çıkarmak istiyordum. Belki bu sözler cup 100 için büyük sözlerdir ancak ilk motorumun da yeri bende çok ama çok büyüktü.
İrili ufaklı kazalar atlattım ve kullandığım kaskların hep bir işe yaramaz olduğunu gördüm. Daha iyi
bir kask almak istiyordum ve bir arkadaşımında önerisiyle o seneki motosiklet fuarına gitmeye karar verdik. Hem çok fazla seçeneğimiz olacaktı hemde kaliteli bir şey alacaktık. İlk kez motor fuarına giden bir çocuk için öylesine heyecanlı anlardı ki sanırım ömrüm boyunca unutamıcam. Kapıdan içeri girdiğimde büyük bir kalabalık ve bilek sırası gördüğümde birazda olsa ürkmüştüm. Nereden bilet alacağımızı tartışırken üzerinde Türk Chopper yelekli deri botları ve yeşil cepli pantolonu olan sakallı bir adam bunları alabilirsiniz dedi. Şaşırmıştım ancak o kadar havalı duruyorduki gözlerimi yeleğinden alamamıştım. O ana kadar motor kulüpleri hakkında hiç bir bilgisi olmayan biri olarak gözlerim hep deri yeleklerdeydi. Türk Chopperden birisinin bana o biletleri uzatmış olması bile motorcu olmakla doğru bir yolda olduğumu düşündürmüştü bana. Fuardan renkli bir AGV marka bir kask aldım. Aldım fakat fuara girerken hep racing motorlarda olan gözüm birden o yelekli abilerin kullandığı chopperlere kaymaya başlamıştı. Ufak bir araştırma ile Chopper kulüpleri hakkında ufak tefek bir şeyler öğrenmiştim. Onlar için önemli olan sevgi, saygı ve sadakatti. Artık benim içinde öyleydi. Bir harley sahibi olmak ve bir kulübe ait olmak en büyük hayallerim olmuştu. Bir harleyin gürültüsünde uzun bir yolda tüm sıkıntılarımı unututabiliceğimi hissediyordum. Yine motorlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için araştırmalar yaparken Altın Elbiseli Adam 'ı keşfettim. O döneme ait hemen hemen her videosunu izledim. Diğer yandan da sürekli motor kulüplerini araştırıyor devamlı bir harley sahibi olmanın nasıl bir şey olduğunu düşünüyordum. Bir harley meraklısının Sons Of Anarchyi izlememesi gibi bir ihtimal yoktur dimi. İşte bende diziyi izlemeye günde 4 5 bölüm izlemeye başlamıştım. Lisenin bitmesine yakın zamanlardı. Saçlarımı uzatma kararı almıştım. Zaten kendimi bildim bileli rock müzik hayranıydım. Hayallerimin arasıydaydı yani saç uzatmak. Belkide bu yüzden chopper kulüplerini kendime yakın bulmuştum. Sons Of Anarchyi bitirdiğimde her ne kadar Türkiye deki motor kulüpleriyle alakalı olmasa da kulüp demenin aile demek olduğunu anladım. Chopperin özgürlük olduğunu gördüm. Özellikle Kemal Tuğrul Sümer'i keşfettiğimde bu adam benim hayallerimi yaşıyor dedim kendi kendime tek fark o harley davidsonin electra glide modelini kullanıyodu benim hayalimde ise iron 883 vardı. Youtube de yeni yeni gelişiyordu ve kafa yapısı düşünceleri hepsinde kendimi görüyordum.
Hepsi katnalarak büyüdü içimde ve motorun sadece bir motor olmadığını aşk tutku olduğunu gördüm. Kulüp demenin aileden bir farklı olmadığını anladım. Şuan ne zaman yolda yelekli birilerini görsem heycanlanıyorum ve kendi haryleyimi aldığımda özgürlüğün tadını çıkaracağım günleri bekliyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder